Içimizden Biri: Uğurcan Barman

Üniversitemizin Uluslararası Ticaret Bölümü’nde eğitim gören Uğurcan Barman’ın çoğu yaşıtlarından farklı bir hikayesi var…

1987 Yalova doğumlu olan Uğurcan, çocukluğundan itibaren ticarete olan ilgisi sonucu aile şirketlerinde çeşitli görevlerde bulundu. Bu merakı onu üniversite eğitimi için de İstanbul Ticaret Üniversitesi'ne yönlendirdi. Üniversite eğitimi süresince çeşitli girişimlerde bulunan Uğurcan, eğitim hayatının yanında;
  • MÜSİAD Körfez Ülkeleri Koordinatörü
  • DEİK Türk-Bahreyn İş Konseyi Başkan Yardımcısı
  • DEİK Türk-Kuveyt İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi
  • KUVİD (Kuveyt İş Çevreleri Derneği) Kurucu Üyesi olarak görevler yaptı.
Ayrıca DEİK’in (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) en genç üyesi oldu.

2009 yılının sonunda henüz 22 yaşındayken Bahrain Investment Group şirketini 3 Bahreyn vatandaşı ile birlikte 4 ortaklı olarak kurdu. 44 villalık kendi konut projesini gerçekleştirdi. Kendisi halen yeni proje hazırlıklarını yapıyor.

Uğurcan ile ilginç öyküsünü konuştuk:

Merhaba Uğurcan, Türkiye’nin en genç ve başarılı girişimcilerinden birisin. Seni daha yakından tanımak istiyoruz. Nerede doğdun? Nasıl bir aileden geliyorsun? Ticarete ilgi duymanda ailenin katkısı oldu mu?

Merhaba, 24/11/1987 yılında Yalova'da doğdum. Aslen Antalya Aksekili’yiz. Ailem ticaret ile uğraştığı için ticaretle çok erken yaşta tanıştım. Bunda ailemin çok büyük etkisi oldu. Küçük yaşlardan itibaren ufak sorumluluklar ve görevler vererek aktif olarak çalışmamı sağladılar. Böylelikle ticaretin hem benim için uygun olduğunu anladım hem de tadını çok önceleri aldım.

Aile şirketinde neler yaptın? Hangi görevleri üstlendin?

Öncelikle muhasebe departmanında görev aldım; daha sonraları turizm departmanında genel koordinatörün yanında tecrübe kazanmak için çalıştım. İnşaat biriminin çeşitli departmanlarında görev alarak önemli tecrübeler kazandım.

Üniversiteni ve bölümünü seçerken neler düşündün?

Üniversite tercihimi yaparken tek bir üniversite ve bölüm aklımda vardı: İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü
Öncelikle üniversiteyi seçmemdeki en büyük etken İstanbul Ticaret Odası gibi dünyanın en büyük 5 ticaret odasından birinin üniversiteyi sınırsız desteklemesi idi. Bu üniversiteyi ve bölümü seçerken çok iyi biliyordum ki, hem kendi vizyonumu çok genişletecek hem de iyi bir çevre oluşturacaktım. Nitekim bu gerçekleşti.

Şu anda memnun musun okulundan? Halen içinde bulunduğun iş hayatına nasıl katkıda bulunuyor okuduğun okul?

Okulumdan kesinlikle çok memnunum. Bunun göstergesi de; kardeşim Havvanur Barman bu sene üniversiteyi kazandı ve tek bir tercihte bulundu. Bu tercih şüphesiz ki İstanbul Ticaret Üniversitesi idi.

İş hayatına olumlu yansıması yadsınamaz derecede çok. Bunların en başında çok ciddi bir çevre oluşturmanız geliyor.

Bahreyn Investment Group nasıl kuruldu?

Yurt içi ve yurt dışında katıldığım çeşitli toplantılar sonucunda çok önemli iş adamlarıyla tanışıyordum. Yine böyle bir toplantı sonucunda Bahreyn Başbakanı’nın özel kalemiyle tanıştım. Kendisini dostluğumuzun ilerlemesiyle birlikte Türkiye'ye davet ettim. Beni kırmayarak kardeşleriyle birlikte geldi. Bu ziyareti sırasında kendisine aklımda olan ve alt yapısını hazırladığım bir kaç tane projeden bahsettiğimde çok heyecanlanarak böyle bir projenin içerisinde olmak istediklerini ifade etti. Sonuç itibariyle 3 Bahreynli ortağımla birlikte Bahreyn İnvestment Group şirketini kurmuş olduk. Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencisi olarak kurmuş olduğum uluslararası ortaklı bir şirket benim için büyük bir mutluluk ve övünç kaynağı.

Bize ilk projen olan Dreamland’i anlatır mısın?

Yalova'nın Termal ilçesinde gerçekleştirdiğim proje 44 müstakil delüx villadan oluşmaktaydı. Projenin konseptini tamamen hedeflediğim körfez pazarına göre tasarlattırdım. Villaların arasından geçen dereler, akan şelaleler ve her odanın içerisinde bulunan banyolar dikkat çeken noktalar. Ayrıca villaların içerisinde bulunan termal sıcak suyu en önemli özelliği. Proje maket aşamasında satıldığı için finans açısından çok rahat bir çalışma gerçekleştirerek kısa zamanda inşaası tamamlandı. Körfez ülkelerinde kurmuş olduğum güçlü pazarlama ağı sayesinde, hem Türkiye'nin ciddi bir tanıtımını gerçekleştirdim hem de projenin satışını çok hızlandırdım.

Dreamland bittiğinde neler hissettin?

24 yaşında tek başınıza yapmış olduğunuz bir yapıtın sonucunda elde etmiş olduğunuz hazzın tarifi çok zor. İnanın kendinize olan özgüveniniz ve cesaretiniz çok yükseklere tırmanıyor. Dreamland bittiğindeki heyecan ve mutluluk ilk projem olduğundan dolayı çok fazlaydı ama inanın bundan sonra gerçekleştireceğim projeler sonucunda aynı mutluluğu yakalayabilir miyim bilmiyorum.

Şimdi ne gibi projeler üzerinden çalışıyorsun? Bize hayal ettiklerinden de bahseder misin?

Dreamland projesi gerçekten çok tuttu ve başarılı oldu. Aynı konsepte daha büyük montanlı bir projeyi gerçekleştirmek için gerekli altyapıyı oluşturdum. 2013 yılının ilk ayı itibariyle yeni konut projesini gerçekleştireceğim. Bunun yanı sıra teknoloji ve enerji sektörlerinde yer almak istediğim iki proje var. Bunları inceliyor ve detaylandırıyorum. Şayet istediğim ve planladığım gibi bir sonuç elde edersem hayalime bir nebze ulaşmış olacağım. Aslında bu benim için bir hayal değil hedef, çünkü her zaman dediğim gibi ''ben hayal kurmam, hedef koyarım''

Bazı STK’larda da görev aldığını biliyoruz. Hangileri bunlar?

Bunların başında MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği) gelmektedir. Buradaki görev Körfez Ülkeleri Koordinatörlüğü’dür.
Bunun yanı sıra, yine Türkiye'nin en büyük kuruluşlarından biri olan DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) var. Buradaki görevim ise; Türk-Bahreyn İş Konseyi Başkan Yardımcılığı ve Türk-Kuveyt İş Konseyi Yönetim Kurulu üyeliğidir.
Ayrıca KUVİD (Kuveyt İş Çevreleri Derneği) kurucu üyeliği görevim de bulunmaktadır.

Bu kadar yoğun tempoda kendine ayıracak vakit de bulabiliyorsundur umarız. Hobilerin var mı?

Kesinlikle kendime vakit ayırmaya çalışıyorum. Son zamanlarda en büyük hobim yeni aldığım Harley Davidson 48 motosikletim ile pazar günleri yeni yerlere gitmek. Tarih kitapları okumayı, arkadaşlarımla çok nadir zaman bulabilsem de halı saha maçları yapmayı seviyorum.

Üniversitedeki arkadaşlarının senin gerçekleştirdiğin işlere ilişkin yorumları ne oluyor?

Arkadaşlarım yapmış olduğum çalışmalardan ve görevlerimden dolayı her zaman olumlu düşüncelerini benimle paylaşıyorlar. Üniversitemizin Mayıs ayında gerçekleştirdiği konferansa Ömer Cihad Vardan gibi çok değerli kişiler ile birlikte ben de konuşmacı olarak davetliydim. Orada yapmış olduğum konuşma sırasında karşımda arkadaşlarımın olması benim için çok manidardı.

Hocaların ile diyaloğun nasıl? Sen klasik bir öğrenciden çok farklısın.

Genel olarak hocalar ile aram iyidir. Bazı hocalar var ki neredeyse arkadaşlarımdan daha yakınımdır. İhtiyaç duyduğumda desteklerini benden asla esirgemezler. Klasik öğrenci olma düşüncesine ben zaten çok karşı olan bir insanım. Üniversitemizdeki bir hocamızın bir sözü vardı:
“Hangi üniversiteye giderseniz gidin mezun olursunuz. 4 yılda değil de 6 yılda da olsa sonuç olarak mezun olursunuz ancak önemli olan mezun olmak değildir. Önemli olan mezun olduktan sonra sahip olduğunuz kartvizitlerinizdir.” Ben de üniversite eğitimim boyunca ilk yıldan son yıla kadar bu düsturu edinerek standartları aşmaya çalıştım.

Derslerin, sınavların seni zorladığı oluyor mu?

Her öğrenci gibi kesinlikle beni de zorladığı oluyor. Mümkün olduğunca derslere katılmaya çalışıyorum ancak bu zaman zaman yoğunluktan dolayı mümkün olmuyor. Bunun neticesinde de sınavlar benim için zorlu geçiyor.



Son olarak eklemek istediğin şeyler var mı?

Her zaman kullandığım 10 altın kuralımı arkadaşlarımla paylaşmayı arzu ediyorum.
Bunlar;
  • Hiçbir şeyin yoksa hayatta, orijinal fikirlerin olsun yeter sana
Hayatımın her evresinde bu söz bana ilham vermiştir. Her zaman özgün olun, farklı olun böylelikle sıradanlaşmaktan kurtulur daha hızlı yükselebilirsiniz. İnsanların gözünde hep yaratıcı, kurtarıcı olarak yer edinirsiniz. Hiç bir şeyiniz olmayabilir ama fikirleriniz ve girişimciliğiniz size çoğu kapıyı açar.
  • Ben hayal kurmam, hedef koyarım
Hayaller bana her zaman ulaşılmaz olarak gelmiştir. Hedefleriniz hayallerinizi oluştursun. Hedefinizi mümkün olduğunca erken belirleyin. Ben sıradan olmaktan nefret eden bir kişiyim ve her zaman en yükseği istemişimdir. Siz de benim gibiyseniz hedefinizi hep zirve olarak belirleyin. Ben asla bir holdingin CEO’su olmayı hedeflemedim. O holdingin sahibi olup CEO’ları çalıştırmayı hedefledim.
  • Ne yaparsan yap ama en iyisini yap
Kendinizi hangi yola adadıysanız onda en iyisi olmak için çaba sarf edin. Müzisyen, ressam, avukat, ticaret vb. ne olursa olsun. Unutmayın zirvede sadece en iyiler yer alır.
  • Başarımdaki en büyük pay cesaretimdir
Her zaman cesaretli olun, kendinize güvenin. Bir şeyi başaranlardan sizin hiçbir eksiğiniz yok. Ben şu ana kadar birçok defa başarısız oldum ama her seferinde bundan ders çıkardım. Ve şunun bilincinde olun: “Başarısızlıktan korkanın, yenilgisi kesindir” Napolyon. Paranız, arabanız vb. gibi şeyleriniz olmayabilir. Ama en büyük servetinizin kendiniz olduğunu unutmayın.
  • İşinizi ciddiye alın
Belirlediğiniz yol ne olursa olsun, yapacağınız işi ve kendinizi ciddiye alın. Özellikle dış görünüşünüze önem verin. Çok sevdiğim bir söz var; “Kıyafetinizle karşılanır, fikirlerinizle uğurlanırsınız”.
  • Arkadaşınız sizi vezir de yapar, rezil de; tercih sizde
Birlikte yürüdüğünüz arkadaşlarınızı çok iyi belirleyin. Hatta bunun için acımasız olun. Arkadaşlarınızı kategorileştirin. Bir tarafta normal arkadaşlarınızı diğer tarafa ise size bir şey katabilecek, kapılar açabilecek kişileri koyun. Zamanınızı alacak size bir şey katmayacak kişilerle mümkün olduğunca az görüşün. Ben onları senaryocu kişiler olarak kategorize ettim mesela. (sadece hayal ve eğlence düşkünü kişiler)
  • A-B-C planlarınız hep hazır olsun
Planlarınızın tutmasını başarılı olmasını istiyorsanız karşılaşacağınız her aksiliği düşünün ve onların oluşma ihtimaline karşın çözüm yollarınızı önceden belirleyin. Böylelikle başarısız olma riskinizi minimuma indirmiş olacaksınız.
  • En büyük hayranım, kendim
Başarılarınızla her zaman gurur duyun ama kendinizi beğenmişlik asla yapmayın. Kendinizi motive etmeyi çok iyi bilin. Böylelikle moralinizi hep yüksek tutarak daha başarılı olma şansı yakalayacaksınız. Kendinize hayran olun ve hep daha iyisi için savaşın. Siz en iyisisiniz, sadece sonuna kadar çabalayın.
  • Hayatınızda düzen olmazsa olmaz
Belki benim de en zorlandığım noktalardan bir tanesi düzen. Ama başarı için olmazsa olmaz. Tabi ki arkadaşlarınızla vakit geçirecek tabi ki eğleneceksiniz. Bunları planlı bir şekilde gerçekleştirmeniz maalesef şart. Zamanım yok cümlesine ben inanmam. Her şeye zamanımızı yetiştirebiliriz. Önceliklerimizi gözeterek hayatımızı planladığımız takdirde başarıya yaklaşacağımız kesindir.
  • Çok bil, az ama öz konuş
Nerede ne zaman konuşacağınızı çok iyi bilin. Her konuda fikriniz olsun. İyi bir dinleyici olun ki karşınızdaki kişiyi kolay çözün. Araştırma yapmaktan sıkılmayın. Kendinizi hep geliştirin.
Ayrıca son olarak üniversite içerisinde B2B (Business to Business) kulübü kurmalarını arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Böylelikle okul içerisinde bulunan ama taşımadıkları bir çok iş sahibi öğrenci ve hocalarıyla bir araya gelip hem aile işleri üzerinde ortak çalışmalar gerçekleştirebilir hem de ortaya atacakları fikirleri olgunlaştırıp ortak işler kurabilirler



Çok teşekkürler, Yolun açık olsun Uğurcan…