İçimizden Biri Ceyhan Karasu

Ceyhan Karasoy İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencimiz. Onu sınıf arkadaşlarından ayıran farklı bir hikayesi var.

1983 İzmir doğumlu olan Ceyhan, Yunus Emre Anadolu Lisesi’nin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ni kazanmış. Ancak denizlere olan tutkusu ağır basınca okulunu bırakıp İTÜ Denizcilik Fakültesi Güverte Bölümü’ne geçmiş. 2006 yılından beri denizde çalışıyor. Konteynır, kuru-yük, roro ve çeşitli tankerlerde çalıştıktan sonra uzun yol kaptanı olmuş.

Şimdiki son durağı İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi... Denizde yaşanan hukuksal sorunlar mesleğe başladığı günden beri dikkatini çekmiş. Gemide çalışırken yaşanan bazı sıkıntılarda liman devletleri ve çeşitli otoritelere dertlerini anlatırken yaşadıkları zorluklar, denizcilerin kanunları ve yönetmelikleri anlamakta yaşadığı sorunlar ve deniz olaylarının değerlendirilmesinde çok farklı yorumlar olabilmesi Ceyhan’ı hukuk okumaya yöneltmiş. Ceyhan’la ilginç öyküsünü konuştuk:

Denizlere merakın ne zaman başladı?

Ben İzmir, Karşıyakalıyım. Deniz hayatımdan hiç bir zaman eksik olmadı ve denizle ilgili hep güzel anılarım var. İlk yürümeye o zamanlar oturduğumuz evin bir kaç yüz metre ilerisindeki Karşıyaka Yelken Kulübü’nde başlamışım. Bu yüzden bir zaman belirtmem zor olacak ben kendimi bildim bileli hep denizle iç içeydim.

İlk ne zaman uzun yol kaptanı olabileceğini düşündün?

Bu, lise çağlarıma denk geliyor, kendimi tanımaya başlamam ve hayatta nasıl mutlu olabileceğimi, sevdiğim ve sevmediğim işleri düşünmemle başlıyor. Şu meslek dememiştim ama düşündüğüm araştırdığım mesleklerin hepsi sıra dışıydı: Askeri Tıp, Moleküler Biyoloji ve Genetik Mühendisliği, Endüstri Ürünleri Tasarımı, Uçak Mühendisliği ve Güverte. Hem beden hem de zihin gücüne ihtiyaç duyulan bir meslek arıyordum ve kaptan olmak fikri ağır bastı.

Tıp kazanıp, denizcilik okumuşsun. Ailenin tepkisi nasıl oldu?

Hem aile büyüklerimizde asker ve doktorlar olduğu ve onların izinden yürüyeceğim için, hem de ülkemizdeki askerlik ve doktorluk gibi iki saygın mesleğe birden sahip olacağım için çok sevindiler ve bırakmama üzüldüler. Ama ailem özellikle de annem “Ne olursa olsun biz senin arkandayız, biz sana güveniyoruz” deyince, biraz olsun rahatladım. Çünkü 17 yaşında biri için çok büyük kararlar almıştım.

Peki hukuk okumaya nasıl karar verdin?

İlk planlarımı denizciliği seçmeden yapmıştım, kaptan olduktan sonra neler yapabilirim, nasıl ilerleyebilirim diye araştırırken fark ettim. Deniz Hukuku konusunda iyi yetişmiş denizcilere ihtiyaç olduğunu görünce, hemen çizdiğim bir kaç alternatif rotanın içine ekledim, ve araştırdıkça bu konuda ilerleyebilmek için hukuk fakültesi bitirmenin faydalarını ve önemini gördüm.

Neden İstanbul Ticaret Üniversitesi?

Deniz Ticaret Hukuku konusunda ilerlemek istiyorum. Üniversitemizin yanında İTO'nun olması bir sebepti. Okulumuzun eğitim kalitesinin yüksekliği ki benim de uzmanlaşmayı düşündüğüm alanda uzman olan Didem Algantürk Light hocamızın bizim okulda olması benim tercih sebeplerimdendir.

Aldığın eğitimden memnun musun?

Evet, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde öğrenim gördüğüm için memnunum. Üniversiteyi sadece okul olarak görmek yanlış olur, burada öğrenci kendini geliştirip hayata hazırlar. Bence öğrenciyle biraz daha ilgilenilince çok farklı cevherlerin olduğu görülecek.

Ders dinlerken gözün pencereden denize takılıyor mu?

Yok hayır, :) ben aslında denizi her ne kadar sevsem de denize doymuş birisiyim. Yelken, kürek, sörf, dalış gibi pek çok su sporu yaptım. Karayipler, Maldivler gibi pek çok tropikal denizleri gördüm ve tattım. Denizin donmasını ve pek çok rengini görmüş biri olduğum için denize biraz farklı bakıyorum artık.

Sütlüce kampüse geçeceksin gelecek yıl. Okulun yine Haliç’in kıyısında olacak. Haliç’le ilgili bir kaptan olarak ne hayaller kuruyorsun?

Hayalleri çok yüksek biriyim. Üniversite kelimesi İngilizce'den geç çevrildi, aslı ‘evrenkent’; evrensel bilimlerin, çalışmaların, yaşantının olduğu yer anlamına geliyor. Aslında ufak bir kasaba geliyor aklıma, ama Haliç kıyısında bir üniversite denince aklıma ilk kürek takımı ve su sporları geliyor ki dünyada önde gelen üniversiteler genelde körfez, nehir veya haliç kıyısına kurulmuş üniversitelerdir. Özellikle kürek olmak üzere sportif ve sanatsal alanda da rekabet halindedirler. Sonra bir yerleşke içinde öğrencinin üretebileceği, kendini geliştirebileceği, çeşitli imkânlarla donatılmış yaşam alanı hayal ediyorum. Okulumuz çok genç ve zamanla bu konuda daha çok ilerleyeceğini düşünüyorum.

Okulun bitince neler yapmayı planlıyorsun?

Benim genelde tek illa bu olacak diye bir planım olmaz. Çünkü hayat hiç bir zaman bizim istediğimiz gibi gitmez. Ancak öncelikli planım, Deniz Hukuku’nun doğduğu geliştiği ve şu an da bu konuda en güçlü yer olan İngiltere Southampton Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmak. İngiltere'de beni neler bekliyor veya gidebilir miyim? Göreceğiz ama eğitimimi ve gelişimimi tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönmeyi istiyorum.

Yolun açık olsun Ceyhan…