18. AKADEMİK YILA GÖRKEMLİ BAŞLANGIÇ

Haber Tarihi: 18.09.2018
İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2018-2019 Akademik Yılına törenle başladı. 2001 yılında İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından kurulan ve 70 öğrenci ile eğitim-öğretime başlayan üniversite, 18. Akademik yılına 8000’i aşkın öğrenci ile merhaba dedi. Sütlüce Yerleşkesi konferans salonu, açılış töreni için hınca hınç doldu.


İstanbul Ticaret Üniversitesi 2018-2019 eğitim öğretim yılına düzenlenen törenle başladı. Sütlüce Yerleşkesi konferans salonunda yapılan 18. Akademik Yıl Açılış Törenine, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı, İTO Meclis Başkanı Öztürk Oran, İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren, İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu, üniversitenin mütevelli heyet üyeleri, İTO meclis üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve öğrenci velileri de katıldı.


REKTÖR PROF. DR. NAZIM EKREN:

‘’GİRİŞİMCİ ÖĞRENCİ YETİŞTİRME KAPASİTEMİZİ GELİŞTİRİYORUZ’’

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren, konuşmasında üniversitenin öğrencilerine sunduğu imkanlara vurgu yaptı. Yeni konsept olarak, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin gündeme getirdiği girişimci öğrenci yetiştirmeye özel önem verdiklerini belirten Prof. Dr. Ekren, konuşmasının başında üniversiteye dair rakamlar verdi:

‘’Bu sene, Sütlüce ve Küçükyalı yerleşkelerinde, 241 akademik personel ve 324 idari personel, 6 fakültede 27 bölüm (14’ü İngilizce), 4 enstitüde 54 yüksek lisans ve 21 doktora programı, 27 uygulama ve araştırma merkezi ile 5.500 lisans öğrencimize ve 2.600 lisansüstü öğrencimize eğitim-öğretim hizmeti sunacağız.’’

‘’AMAÇ DÜNYANIN ÖNDE GELEN

ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİ OLMAK’’

Prof. Dr. Ekren, İstanbul Ticaret Üniversitesinin gelecek vizyonunu da şu cümlelerle açıkladı:

‘’İstanbul Ticaret Odası (Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı) tarafından kurulan üniversitenin kuruluş amacının eğitim düzeyi, bilimsel araştırma ve yayınları, kültür ve sanat faaliyetleri ile küresel ölçekte çağdaş eğitim ve araştırma yapmak, ülkemizin ve dünyanın önde gelen üniversiteleri arasında yer almaktır. Üniversitemiz kadrosunda olup bürokraside, siyasette, iş dünyasında, meslek ve sivil toplum kuruluşlarında görev üstlenmiş öğretim üyelerimiz bulunmaktadır. Benzer şekilde daha önce bu alanlarda görev almış, bilgi ve tecrübesi bulunan uzmanlar da akademik kadromuzda yer almaktadır. Genç bir üniversite olmamıza rağmen, öğretim üyelerimiz ulusal bilim akademisinde, diğer platformlarda bizleri temsil etmektedir.’’

UYGULAMALI EĞİTİME VURGU

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren konuşmasında üniversitenin uygulamalı eğitime verdiği öneme de vurgu yaptı:

‘’Toplumsal hayatımızın, her alanının yapısını ve ilişkiler sistemini biçimlendiren en önemli unsur, doğru ve yararlı bilgidir. Özgün düşüncenin, araştırmanın, yenilikçi ve girişimci anlayışın, asıl kaynağı; üniversitelerin kazandırdığı en önemli katma değer olan bilgi ve beceri, çıktısı da bilgili ve becerili insandır. Bu anlayış çerçevesinde, üniversitemiz; öğrencilerimizi değişen küresel koşullara uyum sağlayabilecek bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatmaya, ülkemizin rekabet edebilir konum kazanmasına destek olmaya, toplumumuza yönelik hizmet ve faaliyetlerimizi etkin şekilde sürdürmeye özen göstermektedir. Üniversiteler küresel bilgi ve becerinin öğretildiği/öğrenildiği evrensel yükseköğretim kuruluşlarıdır. Bu nedenle, Üniversitelerin ana fonksiyonu evrensel içerik ve kalitede eğitim-öğretim hizmeti sunmaktır. Bilgi ve beceri kapasitesi yüksek akademisyenlerimiz, eğitim-öğretim kalitemizi, yayın, araştırma, proje üretme ve uygulama yetkinliğimizi artırmaktadır. Öğretim üyelerimiz, derslerde işledikleri konuların, teorisini ve prensiplerini aktarmakta, bunların uygulanma yönüne ve şekline de değinmektedir. Eğitim-öğretim faaliyetlerimizi dersliklerde, öğrenci danışmanlık işlemlerinde, staj süreçlerinde icra ediyoruz. Fakültelerimizde teorik dersler akıllı tahtalara sahip dersliklerde yapılmaktadır. Ayrıca, her fakültemizde, eğitim-öğretim faaliyetleri için gerekli, uygulama ofisleri de öğrencilerimizin becerilerini artırmalarına katkı sağlamaktadır.’’

ÜNİVERSİTENİN UYGULAMAYA

YÖNELİK ATÖLYE VE MERKEZLERİ

Prof. Dr. Ekren, uygulamalı eğitim için üniversiteye kazandırılan, atölye, laboratuvar ve merkezleri şöyle sıraladı:

‘’İşletme Fakültemizde bankacılık uygulama birimi ve Borsa İstanbul finans laboratuvarı, Hukuk Fakültemizde mahkeme uygulama salonu, İletişim Fakültemizde donanımlı stüdyo ve atölyeler, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültemizde psikoloji laboratuvarı ve sosyo park ofisi, Mimarlık ve Tasarım Fakültemizde bölüm atölyeleri ve stüdyoları, Mühendislik Fakültemizde bölüm laboratuvarları, her iki yerleşkemizde teknoloji transfer ofisleri, Teknopark İstanbul’da iki lisansüstü sınıf, on kişilik kuluçka ofisi, toplantı odası bulunmaktadır. Ayrıca, Üniversitemiz Türkiye’de konusunda ilk tematik teknopark olan, Finans Teknopark’ın ortağıdır.’’

GİRİŞİMCİ ÖĞRENCİ YETİŞTİRME

Konuşmasında üniversitenin girişimci öğrenci yetiştirme misyonuna da vurgu yapan Prof. Dr. Ekren, şunları söyledi:

‘’Öğrencilerimizin iş kurma/iş bulma alternatiflerini artırmak amacıyla, yeni konsept olarak, üniversite olarak gündeme getirdiğimiz, girişimci öğrenci yetiştirme (veya öğrencilere girişimcilik için gerekli bilgi ve beceriyi kazandırma) kapasitemizi geliştiriyoruz. Bu sistemleri, modelleri, mekanizmaları İstanbul Ticaret Odası ile birlikte uyguluyoruz. Staj sistemi, kurumsallaştırılmış girişimci koçluğu, meslek komitesi üyeleri veya meclis üyelerinden alınan dersler, meclisin düzenlediği faaliyetlere, toplantılara katılma, ihracatta ilk adım projesi ve benzeri iş, işlem ve faaliyetleri yaparak üniversitemizi çağdaş, uygulamalı bilgi ve becerilerin gelişim merkezi haline getiriyoruz.’’

ARAŞTIRMA, PROJE VE YAYIN

Üniversitelerin bir fonksiyonunun da araştırma yapma, proje geliştirme ve yayın üretmek olduğun söyleyen Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren konuşmasında İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne ilişkin rakamlar da verdi:

‘’Araştırma yapma, proje geliştirme ve yayın üretme üniversitelerin bilgi birikimi ve tecrübesini bireylere, topluma, iş dünyasına ve kamu sektörüne aktarmasına işaret etmektedir. Bu çerçevede, üniversitelerin, ulusal ve küresel gelişmeleri, trendleri, muhtemel ihtimalleri, gündem maddelerini izleme ve yorumlama gibi, görev sorumlulukları da bulunmaktadır. Öğretim üyelerimiz, son dönemde, 1.041 makale, 2.436 atıf, 814 bildiri, 447 kitap veya kitap bölümü, 101 proje, 40 sanatsal faaliyet, 2 patent, 66 ödül gerçekleştirmiştir.’’

ÜNİVERSİTE-İŞ DÜNYASI İŞBİRLİĞİ

Konuşmasında İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin iş dünyasıyla oluşturduğu ibirliklerine de değinen Prof. Dr. Ekren, şunları söyledi:

‘’Kendi alanında Türkiye’de üniversite-iş dünyası işbirliğinin ilk örneği olan, İTO ile birlikte ürettiğimiz  “Ticari Faaliyet Beklenti Endeksi” üniversiteler, iş dünyası, kamu ve özel sektör tarafından, izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Aylık olarak açıklanan bu rapor, her yıl kitap haline getirilip dağıtılmaktadır. Çalışma iki bölümü içermektedir. İlk bölüm, şirketlerin girdilerini ve çıktılarını etkileyen faktörlere ilişkin olarak İTO meslek komitesi üyelerine uygulanan anketten üretilen sonuçlarını yansıtmaktadır. Endeks genel, üretim, ticaret, hizmet sektörlerine göre hesaplanmaktadır. İkinci bölüm ise, meslek komitesi üyelerinin gündeme getirdikleri sorunlara ve önerdikleri çözümlere ayrılmıştır. Söz konusu sektörlere ve şirketlerin ölçeklerine göre analiz yapılmaktadır. İSTKA’ dan alınan altı proje yürütücülüğü, yedi proje ortaklığı gerçekleştirilmiştir. Bu sene de dört proje çalışılacaktır. TÜBİTAK’tan 16 proje alınmış, üç proje devam etmekte olup, 13 proje tamamlanmıştır. AB’den yedi proje alınmış, beşi tamamlanmış, ikisi devam etmektedir. Geçen hafta bir projenin yürütücülüğü daha alınmıştır. KOSGEB’ ten iki proje alınmış, biri tamamlanmış, biri de kurum tarafından teknik nedenlerle iptal edilmiştir. Bakanlık ve kamu kuruluşlarından dört proje alınmış, ikisi tamamlanmış, ikisi devam etmektedir.

Üniversitemiz bünyesinde, G20 Liderler Zirvesi platformu içinde yer alan T20 grubunun üyesi olan Düşünce ve Proje Üretim Akademisi (DÜPA) bulunmaktadır. Türkiye’de ve Çin’de gerçekleştirilen toplantılara kurumsal katılım sağlanmıştır. Bu sene de Arjantin’e gidilmiştir.

Geçen dönem başlayan, akademisyenlerin ve Mütevelli Heyetimizin uygun bulduğu kitap telifi ve tercümeleri devam etmektedir. Vakıf üniversiteleri tarafından gündeme getirilen, üniversite-piyasa ilişkisine yönelik sürece katkıda bulunmak amacıyla, diğer birçok kitap yanında,  “Piyasa Üniversitesine Doğru: Akademik Bilim Bir Ekonomik Motor Haline Nasıl Geldi?” kitabı tercüme edilmiş ve dağıtılmıştır. Gelişmiş ekonomilerin üniversite-iş dünyası ilişkileri konusundaki tecrübelerini yansıtan kitap paydaşlarımıza iletilmiştir.’’

ÖĞRENCİLERE YÖNELİK ÇALIŞMALAR

Üniversitelerin öğrencilerine serbest zaman değerlendirme fırsatı ve sosyal sorumluluk projeleri üretme imkanı sunması gerektiğini de söyleyen Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin öğrencilerine yönelik çalışmalarını da şöyle anlattı:

Bu, üniversitelerin öğrencilerinin entelektüel kapasitelerinin yanında, özgüven, iletişim ve işbirliği kapasitelerinin artırılmasına yönelik ortam sağlama gerektiğine vurgu yapmaktadır. Üniversitemizde, son dönemlerde öğrenci toplulukları 683 etkinlik (seminer, konferans, çalıştay, kermes, ihtiyaç sahiplerine destek ve yardımlar gibi) gerçekleştirmiştir. Sporcu öğrencilerimiz 16 bronz, 30 gümüş ve 59 altın madalya kazanmıştır. Öğrencilerimizin kadın ve erkeklerde, takım ve bireysel olarak, basketbol, voleybol, atletizm, yüzme, kata, kumite dallarında 1.’lik, 2.’lik ve 3.’lük dereceleri bulunmaktadır.

Kariyer merkezimiz, öğrencilerimizi ve mezunlarımızı iş dünyası temsilcileri ile buluşturmaktadır. Ayrıca, iş fırsatları konusunda öğrencilerimizi ve mezunlarımızı bilgilendirmektedir. Mezunlar derneğimiz, mezunlarımızla üniversitemizin kurumsal ilişkisinin devamını sağlayan önemli bir kurumumuzdur. Derneğimiz, mezunlarımızın bilgi ve beceri kazandığı üniversitesine, artık iş dünyası temsilcileri olarak düşünce ve tecrübelerini artırmalarını teşvik etmektedir.

Küresel perspektifi ve kapasitesi olan bireylere sahip olmak, sadece gerekli bilgi ve beceriyi değil aynı zamanda evrensel akademik ve bilimsel dürüstlüğü, objektifliği, tarafsızlığı ve adil yaklaşımı da gerekli kılmaktadır. Öğrencilerimiz bu yetkinlik ve yetenekleri, örnekleri üniversitemizde öğrenmekte ve kazanmaktadır.’’

‘’İŞ YAPMA MODELLERİMİZİ GÜNCELLİYORUZ’’

Rektör Prof. Dr. Ekren, konuşmasını şöyle sürdürdü:

‘’Üniversiteler, yükseköğretim kurumları kendilerine tevdi edilen yasal ve/veya kurumsal görev ve sorumlulukları, gerektiği şekilde icra edebilmeleri, planlanan performansı sergileyebilmeleri,  gerekli imkan ve kaynaklara, kapasitelere sahip olup olmadıklarına bağlıdır. Eğitim-öğretim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler, diğer ihtiyaçlar için gerekli fiziksel altyapıların, mekanların, alanların önemi elbette göz ardı edilemez. Bunlara sahip olma, önemli mukayeseli avantaj sağlamaktadır.

Üniversitelerin en önemli aktifi, öğrencilerinden, akademik ve idari personelinden oluşan iç paydaşlarıdır. İç paydaşlarımızın davranış şekillerini, karşılıklı işbirliğini ve iletişim kalitesini etkileyen ortam son derece önemlidir. Bundan dolayı, üniversitemizde akademik kültürü, üniversite geleneğini, kurumsal zindeliği, hiyerarşiyi ve mevzuatı kurumsal kimlik ve kalitemizin belirleyicileri olarak ele alıyoruz. Akademik ve idari personelimizin, görevlerini sürdürmede ve ifada, titiz ve tutarlı olmalarına da bu nedenle özel önem veriyoruz.

Böyle bir ortamı sağlamada gerekli fedakarlığı, özveriyi ve iradeyi gösteren üniversitemizin kurumsal velisi olan, mütevelli heyet başkanlarımıza ve üyelerimize, rektörlerimize, akademik ve idari yöneticilerimize,  personelimize, öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

Üniversitelerin vizyonu ve kendisinden beklenen amaç, ulusal ihtiyaçlara, küresel gelişmelere ve yükseköğretim otoritesinin yaklaşımlarına bağlı olarak değişmekte, güncellenmekte ve yeni anlayışa evrilmektedir. Bu süreç, üniversitelerin geleceğine veya geleceğin üniversitelerinin özelliklerine vurgu yapmaktadır. Üniversitemizde,  yeni tercih ve önceliklerimizi piyasa odaklılığını, eğitim ve öğretim hizmeti sunan kurum ve kuruluşların etkisini, dijitalleşmeyi, ekonomik büyüme ve sosyal kalkınmaya katkıyı dikkate alarak belirliyoruz. Bu çerçevede iş yapma modellerimizi güncelliyoruz.

İstanbul’un ticaret ve finans merkezi özelliğini dikkate alarak ticaret ve finans öncelikli bölgesel odaklı misyon ihtisaslaşması ve konu liderliği alanımızı, bununla ilgili iş, işlem ve faaliyetlerimizi, ortaklıklarımızı ve işbirliklerimizi, paydaşlarımızın beklentilerini ve bunların tümünün kümülatif sonucunu yansıtan çıktılarımızı tanımlıyoruz ve izliyoruz. Bunları, bu dönemde yenisi uygulamaya konulacak stratejik planımızla gerçekleştireceğiz.’’

ÖĞRENCİLERE TAVSİYELER

Rektör Prof. Dr. Ekren, 18. Akademik Yılı konuşmasının son bölümünde öğrencilere tavsiyelerde bulundu:

‘’Günümüzün en önemli özelliklerinden biri, yerli/yersiz, gerekli/gereksiz, doğru/yanlış veri ve bilgi yağmuru, bombardımanı altında net olmanın güçlüğüdür. Bu ortamda, öğrencilerimizin iki önemli görevi, sorumluluğu bulunmaktadır:

Kendinizin ve yakın çevrenizin özel hayatını, arzu ettiğiniz şekilde planlamak ve gerçekleştirmek için, gerekli bilgi ve beceriye sahip olmalı, donanım kazanmalısınız.

İnsanlığın geleceğini tasarlama ve karara bağlama süreçlerinin nasıl belirlendiği, günümüz dünyasının mevcut durumu ve muhtemel geleceğinin neye işaret ettiği, olayların ve gelişmelerin arkasında ve altında yatan anlamların neler olduğu konularında da, küresel perspektife sahip olmalısınız. Karar alma ve uygulama süreçlerinde yer almayı hedeflemelisiniz.

Küresel gelişmeler, hayatınız, tutumlarınız, ahlakınız, değerleriniz, tercih ve öncelikleriniz, talep ve beklentileriniz üzerinde eşi ve benzeri görülmemiş etki ve baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle, her iki konunun dinamiklerini izlemeli, yön ve şeklini değiştirecek bilgi, beceri ve yeteneklere sahip olmalısınız. Üniversite ortamı, öğrencilerin, akademik ve idari personelin, yöneticilerin, diğer paydaşların birçok konuyu ve olguyu öğrendiği ve öğrettiği, interaktif ilişkinin ve iletişimin olduğu evrensel platformdur.

Bunları öğrencilerimizle birlikte güncelleyecek ve geliştireceğiz.’’

Prof. Dr. Ekren konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

‘’Üniversitemizin kuruluşunda ve bu günlere gelişinde idealist, fedakar çabalar ve çalışmalar bulunmaktadır. İstanbul Ticaret Odası yöneticilerine, meclis üyelerine ve oda üyelerine, İTO Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı yöneticilerine, Mütevelli Heyet üyelerimize, üniversitemizin yöneticilerine, akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve mezunlarımıza ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık, mutluluk, başarılar diliyorum.

Yeni akademik yılın, üniversitemiz, yükseköğretimimiz, ülkemiz için ihtiyaç duyduğumuz hayırlı sonuçlar üretmesini temenni ediyorum.’’


İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ:

‘’HER TÜRLÜ DESTEK VE KATKIYI VERECEĞİZ’’

İstanbul Ticaret Üniversitesinin 18. Akademik yıl açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Oda ve Kurucu Vakıf olarak üniversiteye her türlü destek ve katkıyı vereceklerini söyledi. Konuşmasına yeni akademik yılın İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencilerine, akademik ve idarî personele; Türkiye’deki tüm eğitim camiasına hayırlar getirmesini dileyerek başlayan Avdagiç sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’Hemen belirteyim ki, bugün bizleri heyecanlandıran bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Buraya katılan bütün davetlilere, açılış davetiyesi ulaşmıştır. Davetiyede şöyle yazıyor: “Üniversitemizin 18. Akademik Yılı Açılış Töreni’ne....”  Rüya gibi, bugün 18. yılına ulaşmış… Üniversitemizin neredeyse bu 18 yılının tamamına şahitlik etme imkanım oldu. Kimi zaman gözlerimin önünde, kimi zaman mensubu olduğum İstanbul Ticaret Odası ailesinin içinde geçti bu 18 yıl. Şimdi onun büyümesinden sorumlu İTO’nun ve kurucu vakfının yönetiminde görev yapıyorum. Bu gözle baktığımda şunu ifade etmeliyim: Dün doğum heyecanını yaşadığımız üniversitemiz, bugün 18’lik bir delikanlı olmuş… Daha nice 18 yıllar diliyorum…’’

‘’HEDEF VE HAYALİMİZ GELİNEN YERDEN ÖTESİ’’

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bu yıl ulaştığı rakamlara değinen Avdagiç, şunları söyledi:

‘’İstanbul Ticaret Üniversitesi, bu sene Türkiye genelinde vakıf üniversiteleri tercih sıralamasında 20. sırada; İstanbul sıralamasında 13. sırada; oda ve borsa üniversiteleri arasında ise 2. sırada yer alıyor.  Üniversitemizin doluluk oranı da yüzde 80 civarında olarak gerçekleşti. Yeni eğitim-öğretim yılında öğrenci sayımız ise, lisans ve lisansüstünde 8100 öğrenciye ulaştı. Bugün geldiğimiz noktanın önemli bir aşama olduğunu, bu noktaya gelene kadar emek gösteren herkese şükran borçlu olduğumuzu belirtmeliyim. Bu arada bir gerçeğin altını da çizmek isterim. Gelinen nokta iyi bir yer ama hedefimiz ve hayalimiz çok daha ötesi. Bu seviye, başka üniversiteler için yeterli olabilir, ama İstanbul Ticaret Üniversitesi için bundan çok daha ötesini hayal etmemiz gerekiyor. Çünkü başka kurumlar, eğitim hayatına yeni başlamış olabilirler. Çok fazla deneyimleri olmayabilir. Ama biz, İstanbul Ticaret Odası olarak, kurulduğumuz günden bu yana eğitim hayatının içindeyiz. Neredeyse, kuruluş amaçlarımızdan biri bu…  1882 yılında kuruldu İstanbul Ticaret Odası. 1883 yılında da bugünkü Marmara Üniversitesi’nin temellerini oluşturan, Sultanahmet Ticaret Mekteb-i Alisi’nin kurma sorumluğu üstlenildi İstanbul Ticaret Odası tarafından.’’

‘’BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ ÜNİVERSİTEMİZ’’

İTO Başkanı Şekib Avdagiç üniversiteye verdikleri önemi de şu cümlelerle dile getirdi:

‘’İstanbul Ticaret Odası Başkanı ve Üniversitemizin Kurucu Vakfının Yönetim Kurulu Başkanı olarak ifade etmek isterim ki bu dönem birinci önceliğimiz, en fazla ağırlık vereceğimiz sosyal sorumluluk projemiz, açık ve net bir şekilde İstanbul Ticaret Üniversitesi’dir. Nasıl ilk kurulduğumuzda Sultanahmet Ticaret Mektebi’ni İmparatorluğun en seçkin eğitim kurumlarından biri yapıp çok kıymetli mezunlarla memleketimize hizmet etmişsek, bugün İstanbul Ticaret Üniversitesi için de hedefimiz tam olarak budur. Görevde bulunduğumuz sürece Kurucu Vakıf ve İstanbul Ticaret Odası olarak her türlü destek ve katkıyı verme konusunda kararlıyız. Sizden de beklentimiz üniversitemizi Türkiye’nin en önde gelen vakıf üniversitelerinden biri yapmanız. İnanıyoruz ki; eğitim kalitesiyle, hocalarının ortaya koyduğu vizyonla İstanbul Ticaret Üniversitesi, iş dünyası ile üniversite uyumunu en iyi şekilde hayata geçiren üniversite olacaktır.’’
 
Öğrencilere de seslenen İTO Başkanı Avdagiç, şöyle konuştu:

‘’Okuduğunuz üniversite, bir ticaret üniversitesidir, ama bir ticarî işletme değildir. Size; Türkiye’yi lider ülke yapacak üretimin hem tasarlayanı, hem öncüsü, hem uygulayıcısı vasfını kazandıracak eğitimin verildiği mekandır, burası… Biliniz ki bu kapıdan çıktığınızda yepyeni ufuklara yürüyecek donanıma da, birikime de sahip olacaksınız. Gölgelerin peşinden değil, hakikatin peşinden koşacaksınız. Ben inanıyorum ki sizin hayallerinizle, sizin potansiyelinizle, sizin dinamik bakışınızla; hocalarımızın birikimi, hocalarımızın tecrübesi, hocalarımızın bilimsel araştırma kabiliyeti birleşince çok büyük bir sinerji ortaya çıkacaktır. İşte o zaman Türkiye’nin özlemle beklediği üretimin, yenilikçiliğin, tasarımın, buluşçuluğun rüzgârlarının estiği bahar mevsimi de gelecektir.’’


MÜTEVELLİ HEYET BAŞKANI ÖZTÜRK ORAN:

‘’ÜNİVERSİTENİN BİR KAMPÜSÜ DE İTO BİNASI’’

İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı, İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Öztürk Oran 18. Akademik Yıl açılışındaki konuşmasını öğrencilere ayırdı. Sözlerine ‘’Bugün, sizlerle birlikte, büyük bir aile olarak toplandık’’ cümlesiyle başlayan Oran, şöyle konuştu:

‘’Bu kutlu çatı; mütevelli heyetimizden rektörlüğümüze, akademisyeninden idarecisine, öğrencilerimizden mezunlarımıza ve hatta ailelerine uzanan bir kucaklaşmadır. İstanbul Ticaret Üniversitesi, Tam 17 yıldır evlatlarımıza yepyeni bir hayat hazırlama sevdasının adıdır. Üniversitemiz 2001 yılında, İstanbul iş dünyasının attığı cesur bir adımla kuruldu. Sıfırdan başladık… Bugünlere geldik. Yarın içinse daha ümitli ve daha azimliyiz. İstanbul Ticaret Odası olarak kurucusu olmaktan onur duyduğumuz üniversitemiz bugün, 10 bine yakın öğrencisiyle yeni bir eğitim dönemine daha yelken açıyor. Bu yıl, aramıza yeni katılan öğrencilerimiz var. Zannediyorum aramızda en heyecanlı olanlar da onlar. Ben öncelikle, onlar için şöyle güçlü bir alkış istiyorum. Gençler! Aramıza hoş geldiniz.’’
 
‘’YALNIZ DEĞİLSİNİZ’’

Öğrencilere ‘’Kıymetli evlatlarım’’ diye hitap eden Oran, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’ Öyle uzun uzadıya verilen nasihatlerin sizler için önemli olmadığını biliyorum. Sizler hakikaten de çok farklı bir nesilsiniz. Bir kere, teknolojiyle büyüdünüz. Mesela, cep telefonunun olmadığı bir dünyayı görmediniz. Ya da şöyle sorayım… İnternete girmediğiniz bir gününüz oluyor mu? Hız çağında yaşıyoruz. Bu çağın öncüleri de sizlersiniz. İşin özü… Sizler, bizim yaşadığımız zamanlardan çok daha farklı bir çağa gözlerinizi açtınız. Biliyorum… “Şunu yapın, şunu yapmayın” diye nasihat verilmesini sevmiyorsunuz. Ele avuca sığmayan fikirleriniz, gençliğin verdiği enerjiniz, kendi yolunuzu çizme konusunda yüksek bir özgüveniniz var. Şurası bir gerçek ki… Size hayatı öğretmeye çalışmanın, süslü cümlelerle tavsiyeler vermenin de fazla bir yararı yok. Yeter ki; verdiğiniz her kararda, attığınız her adımda yüreğinizdeki heyecanla çıktığınız hayat yolunda yalnız olmadığınızı asla unutmayın. Çünkü hayat, tek başına yürüyeceğiniz bir yol değildir. Aileniz, arkadaşlarınız, yakınlarınız var. Ve bundan böyle ihtiyacınız duyduğunuz her zaman üniversiteniz de yanınızdadır.’’

‘’İŞ DÜNYASI SİZİNLE BİRLİKTE’’

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin hayatla ilgili kararlar alırken, eğitimli insanlar olarak ayakta durmak için öğrencileriyle birlikte yürüyen bir aile olduğuna dikkat çeken Mütevelli heyet
Başkanı Öztürk Oran, iş dünyasının üniversiteye verdiği desteği anlattı:

‘’Bu kutlu birlikteliğin arkasında İstanbul iş dünyasının desteği, İstanbul Ticaret Odası'nın 136 yıllık mirası ve 420 bin firmanın gücü vardır. Üniversitemizi farklı bir kulvara taşıyan hüviyeti de işte buradan gelir. Sizler buradan sadece bilgi edinmeyeceksiniz. Burada gerçek hayatı tecrübe edeceksiniz. Büyük teoriler kadar, iş adamının ajandasını da göreceksiniz. Sizin bir kampüsünüz de Eminönü'ndeki İstanbul Ticaret Odası binasıdır. Oraya gelin ve gözlemleyin arkadaşlar. Çevrenizde her sektörden gördüğünüz en önemli ticari markaların kurucuları, yöneticileri o çatı altında bir araya geliyor. Hemen her gün dünyanın her kıtasından onlarca farklı yatırımcının yolu İstanbul Ticaret Odasından geçiyor. Bu ülkenin yöneticileri, bürokratları ekonominin nabzını Odamız çatısı altında tutuyor. İşte size gerçek hayat... Gelin ve geleceği orada gözlemleyin. İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkan olarak başta benim kapım, sizlere her zaman açık.’’

‘’İYİ YETİŞMİŞ BİR GENÇLİK ÜLKELER İÇİN SERVET’’

Öztürk Oran akademisyenlere de seslenerek şunlar söyledi:

‘’Sizlerin işinizin kolay olmadığını çok iyi biliyoruz. Eğitim yolculuğu uzun ve meşakkatli bir iş. Sizlerse bu yolculuğun en ön saflarında yürüyorsunuz. Bu pırıl pırıl gençleri en donanımlı şekilde yarına hazırlamanın sorumluluğunu taşıyorsunuz.  Biz; hem İstanbul Ticaret Odası hem de Mütevelli Heyeti olarak çalışmalarınızın arkasındayız. Sizlere her türlü desteği vermeye hazırız. Zira şunu çok iyi biliyoruz ki; ailemizin her mutlu çalışanı, her mutlu akademisyeni, her mutlu öğrencisi sadece İstanbul Ticaret Üniversitesi için değil Türkiye'deki eğitim meşalesi için de bir katkıdır. Konuşmama son verirken şunu vurgulamak isterim ki iyi yetişmiş bir gençlik, bir ülke için kocaman bir servettir. Aklı özgür, yüreği temiz bir nesil en büyük zenginliğimizdir. Tıpkı bir tohumun yeşermesi, filizlenip büyümesi kökleşip güçlenmesi gibi gençlik de bir milleti öyle büyütür. Ve bilin ki Türkiye, ancak sizin hayalleriniz kadar güçlüdür!’’