15 Temmuz Destanı anıldı

Haber Tarihi: 16.07.2018
15 Temmuz hain darbe girişimi ve girişime karşı kazanılan demokrasi zaferinin yıldönümü nedeniyle İstanbul Ticaret Üniversitesi anma etkinliği düzenledi. Akademik ve idari personelin katıldığı etkinlikle, 15 Temmuz hain kalkışmasına karşı yazılan destanın birer parçası olan, hayatları pahasına demokrasi ve milli iradeye sahip çıkan aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz de yad edildi.


İstanbul Ticaret Üniversitesi, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı yürütülen destansı direnişi ve tarihi zaferi,  15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda andı. Anma törenine başta Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren olmak üzere, rektör yardımcıları Prof. Dr. Özgür Çengel, Prof. Dr. İbrahim Baz, Genel Sekreter Prof. Dr.  Murat Kasımoğlu, genel sekreter yardımcıları, dekanlar, üniversite üst yönetimi, akademik ve idari personel katıldı. Anma töreninde Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kayıhan İçel ile Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren birer konuşma yaptı.
 
‘’MEŞRU MÜDAFAA HAKKI KULLANILDI’’

İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kayıhan İçel, ‘’15 Temmuz 2016’da vuku bulan ve kahraman halkımızın çok önemli bir direnişiyle karşılaşan olayın hukuksal boyutlarını vermeye çalışacığım’’ diyerek başladığı konuşmasında, tarih boyunca insan hak ve özgürlükleri alanında yürütülen mücadeleleri ve bunların sonucunda ortaya çıkan temel insan hak ve özgürlükleri belgelerini hatırlatarak, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimine karşı yürütülen direnişin bir hukuksal dayanağı ve kökü olduğunu söyledi. 

‘’Halkımız bu direniş sırasında sahip olduğu temel hakkını kullanmıştır’’ diyen Prof. Dr. İçel, 15 Temmuz destansı direnişinin hukuksal dayanağını şöyle açıkladı: 

‘’1961 ve bugün de yürürlükte olan 1982 Anayasası’nda, temel hak ve özgürlükleri enine boyuna ve birçok Avrupa devletinden daha da geniş bir şekilde düzenlenmiştir. Bu özgürlüklerden en önemlilerinden biri meşru müdafaa olarak bildiğimiz haklı savunma; yani insanların kendilerini ve saldırıya uğrayan herkesi savunması hakkıdır. İşte 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen direnme hareketi, bu hakkın kullanılmasından başka bir şey değildir. Yani halkımız meşru müdafaa hakkını kullanmıştır. Kendi özgürlüğüne, kendi hayatına, devletine ve milletine karşı gerçekleştirilen bu saldırıya karşı; herkesin ve hepimizin özgürlüğünü, devletimizin özgürlüğünü savunma yoluna gitmiştir. Burada bir noktayı özellikle vurgulamak gerekiyor. Anayasamızda başka anayasalarda bulunmayan çok özel bir hüküm var. Bu hüküm 12. maddede, Temel Hak ve Hürriyetler Başlığı altına yer alıyor. 12. Maddenin 1. Fıkrası, ‘’herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir’’ diyor. Meşru müdafaa hakkı da haklar içerisinde birinci sırada yer almaktadır. 12. Maddenin 2. Fıkrası ise ki bu hüküm başka hiç bir anayasada bulunmamaktadır, ‘’temel hak ve hürriyetler kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluklarını da ihtiva eder’’ diyor. Yani anayasamız sadece hakların mevcudiyetinden bahsetmiyor, bu hakların aynı zamanda bireylere görev yüklediğini de açık seçik, net bir şekilde belirtiyor. İşte 15 Temmuz 2016 direnişinin hukuksal kaynağı Anayasamızın 12. Maddesinin 2. Fıkrasıdır. Yani halkımız hakkını kullanırken aynı zamanda görevini yerine getirmiştir. Bu önemli görevi yerine getirirken şehit düşenlerimize Allah’tan rahmet diliyor, şehitlerimize, gazilerimize ve bu destansı direnişe katılan halkımızın tüm bireylerine minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek istiyorum.’’


‘’15 TEMMUZ’U UNUTMAYACAĞIZ’’

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren de yaptığı konuşmada, ‘’15 Temmuz günü, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, başbakanımız, bakanlarımız, Meclisimiz, kamu ve özel kurum ve kuruluşlarımız ve halkımız, darbe teşebbüsü karşısında birlik, beraberlik ve kenetlenme örneği ortaya koymuştur. Hep beraber, milletimizin ve devletimizin bekasını korumak amacıyla güçlü, sarsılmaz ve kilitlenmiş bir şekilde davranış sergiledik. Haklarımızı ve hürriyetimizi korumayı ödev ve sorumlukları gören, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz, gazilerimize şifalar diliyoruz, güvenlik güçlerimize, kurum ve kuruluşlarımıza ve halkımıza şükranlarımızı sunuyoruz’’ dedi.

Rektör Prof. Dr. Ekren konuşmasına, ‘’15 Temmuz Şehitler Anıtının bulunduğu bu alana, Boğaziçi’ne mahsus ağaçlarla, şehitlerimizi temsilen selvi ve gül dikilmiştir. Selvilerin önündeki barkodlarda şehitlerimizle ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Bu ve benzeri anıtlar, mekanlar, toplumumuzun huzur ve mutluluğu için, demokrasimizin ve milli birliğimizin, vatanımızın, devletimizin, milletimizin ve bayrağımızın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakta, bu uğurda ne kadar büyük bedeller ödediğimizi göstermektedir’’ cümleleriyle devam etti.

15 Temmuz’a dair üniversitede yapılan etkinlikleri de hatırlatan Prof. Dr. Nazım Ekren şunları söyledi:

‘’Üniversitemizde eğitim-öğretim dönemlerinde, 15 Temmuz ve benzeri konularda alanlarının uzmanlarından ve akademisyenlerimizden, öğrencilerimize ve öğretim elemanlarımıza yönelik konferans, çalıştay gibi toplantılar da yapılmaktadır. Öğrencilerimiz de kurdukları topluluklarda benzer etkinlikler düzenlemektedir.’’

ÇİÇEKLER BIRAKILDI

Anma töreni ve konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren ve törene katılanlar, 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda şehitler adına dikilen fidanlara çiçekler bıraktı.