Kariyerini oyuncakları şekillendirdi

Haber Tarihi: 11.01.2016
“İğneler ve makaslar benim için hiç tehlikeli olmadı…” Bu sözlerin sahibi; ünü giderek artan, tasarımları Londra’daki butiklerde büyük ilgi gören, yakında Kuveyt ve Dubai’ye de satılacak, modacı Sema Gürışık’a ait. İstanbul Ticaret Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı mezunu Sema Gürışık’ın kariyer başlangıcı, oyuncak dikiş makinesi ile oyuncak bebeklerine kıyafet dikmeye çalıştığı günlere, yani çocukluğuna kadar uzanıyor.   

Genç, şık ve hep güleç bir iş kadını Sema Gürışık. Hoş sohbet. İstanbul doğumlu. Kendi tasarımlarını, etiketlerin üzerine marka olarak adı ve soyadını basarak, beğeniye sunuyor. İstanbul Bebek’teki showroomu dolup taşıyor. Ünü Türkiye’yi aşmaya başladı. Sema Gürışık markalı giysiler, Londra’daki şık butiklerde, büyük ilgi görüyor. Kısa süre sonra tasarımları Kuveyt ve Dubai’deki butiklerde de yer alacak. Liseyi kolejde okumuş. İstanbul Ticaret Üniversitesi Mühendislik ve Tasarım Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı bölümünden mezun.

Oyuncak bebeklere kıyafet

Sema Gürışık, kıyafet tasarımına neredeyse bebek denecek yaşta ilgi duymaya başlamış. “Küçükken, gazeteden çıkan kağıt bebeklerin kıyafetlerine desenler çizer ya da onları kesip biçip değiştirirdim” diyerek anıyor çocukluğunu ve devam ediyor:

“Barbie bebeklerime oyuncak dikiş makinemle kıyafetler dikmeye çalışırdım… O makine beni hep yarı yolda bırakır ama pes etmez ve elimle dikmeye devam ederdim. İğneler ve makaslar benim için hiçbir zaman tehlikeli olmadı.”

Küçük bir sır. O oyuncak bebekleri hala çok seviyor ve onları kendi tasarımlarıyla giydiriyor. Bebek’teki showroomda, masasında, her daim o bebeklerden var.

Tek tercihi moda oldu

Modaya henüz neredeyse emeklerken başlayan ilgisi, üniversite tercihine de yansımış Sema Gürışık’ın. “İlk, tek ve son tercihim moda okumak oldu! Zaten girdiğim dönemde en yüksek puanla kazandım bölümümü” diyor ve ekliyor:

“İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bana kazandırdığı en önemli şey, öncelikle ticari ve satılabilen ürünler üretmek ve doğru hedef kitlesine ulaştırmak. Mesleğime ilk başladığım günden beri büyük ekiplere liderlik ettim. (Açıkçası benim pek asistanlık tecrübem olmadı) Bu kadar çabuk adapte olmamın, aldığım eğitimle orantılı olduğunu düşünüyorum. Kendi markamı kurarken herhangi bir marka danışmanıyla çalışmadım. Markamı ben kurdum, ben konumlandırdım, hedef kitlemi belirledim ve üretime başladım. Bunun için “Marka Yönetimi” eğitimi veren sevgili Zeynep hocama (Zeynep Bayazıt) ve rahmetli Hadi hocama (Hadi Türkmen), işin sadece tasarım yapmak olmadığını, bunların nasıl hayata geçirebileceğimi kalıp ve dikişlerini de düşünerek tasarım yapmamı sağlayan sevgili Mine hocama (Mine Arık Derin), bugün ürettiğim her şeyin hikayesini nasıl board’lardan gerçeğe dönüştürebileceğimi öğreten sevgili Naz hocama (Naz Can) ve Yeşim hocama (Yeşim Özler Bağrışen), hayallerimi daha cesur anlatarak çizime döktüren illüstrasyon hocam sevgili Kemal hocama (Kemal Gürbüz) minnettarım… Bugün bulunduğum yere en doğru şekilde gelmemi sağladılar.”


Önemli firmalarda çalıştı

Biraz da muzipçe, “Üniversitede çalışkandım diyemeyeceğim. Ama her zaman başarılıydım. Sevdiğim şeyleri yapar, sevmediklerimi reddederdim” diye anlatıyor öğrencilik günlerini Sema Gürışık. “Mezun olduktan sonra Türkiye’nin en önemli ihracat firmalarında tasarımcı olarak çalıştım. Dünyaca ünlü birçok markaya koleksiyonlar hazırladım. Hatta hem dokuma hem de örmede oldukça iyi tecrübeler kazandım. Yola çıkarken hedefim kendi markamı kurmaktı. Bu doğrultuda adımlarımı attım.”

Başarıda aile payı

Ailesinin başarısında nasıl bir paya sahip olduğunu sorduğumuzda ise gözleri parlıyor:

Gazeteden çıkan kağıt bebeklerimi annem her hafta kaçırmadan aldığı için, babam her seyahatinde bana Barbie bebekler getirdiği için, sevdiğim şeyle uğraşırken annem ortalığın dağılmasına aldırış etmediği için, beni ‘sana inanıyoruz’ diye yüreklendiren bir amcam olduğu için, moda okumayı istediğim gün sorgulamak yerine en iyi eğitimi almam için tüm imkanları sağlayan bir ailem olduğu için çok şanslıyım. Bugün eğer insanlar başarılı olduğumu düşünüyorlarsa ben sevdiğim işi yaptığım için. Ve bunu aşkla yapıyorum... Bunlar hep onlar sayesinde.”

“Doğru yoldayız”

Peki ya gelecek hedefleri?

“Şu anki aşamada kesinlikle doğru yolda olduğumuzu görebiliyorum. Dünyaca ünlü lüks markalardan hiçbir farkımız yok... En kaliteli materyaller ve en kaliteli işçilikle üretimlerimizi yapıyoruz. Bir bebek doğdu ve onu büyütüyoruz. Büyüyecek, gelişecek ama yaşlanmamasını sağlayacağız.”

“Moda bilinci gelişiyor”

O kaçınılmaz soruyu da soruyoruz Sema Gürışık’a.

“Türkiye’de moda denince aklınıza ne geliyor?”

“Şu andaki moda bilincinin artık ülkemizde de diğer ülkeler gibi geliştiğini görüyorum. Ve bu beni çok mutlu ediyor. Gerek moda haftalarının düzenlenmesi, gerekse yapılan çeşitli etkinlikler... Daha fazla moda okulunun açılması... Görüyorum ki insanlar da artık lüks hazır giyim markalarından çok, tasarımcılardan giyinmeyi tercih ediyorlar. Hazır giyim markaları da bunun farkına varmaya başladı ve marka-tasarımcı işbirlikleri son zamanlarda oldukça arttı.”

“Yaşam biçimi de satıyoruz”

Peki ya Sema Gürışık kendisini moda dünyasında nasıl konumlandırıyor?

“Bizim ürünlerimizin hikâyesi ve kimlikleri var. İnsanlara ürün dışında yaşam biçimi de satıyoruz. Yani işin ticari boyutundan çok duygusal boyutu da devreye giriyor bu noktada. Trend eğilimlerini ve sokak stillerini yakından takip ediyoruz fakat koleksiyonlarımızda kendi imzamızdan ödün vermiyoruz. Stil sahibi kadınlara hitap ediyoruz. Tepeden tırnağa Sema Gürışık olmak zorunda değil kimse. Üzerindeki tek parçada bile benim imzam varsa onlar güçlü duruşları ve zarafetleriyle benim kadınlarımdır. Benim için önemli olan gardroplarında unutacakları ya da sıkılacakları parçalar üretmemek, gündüzden geceye her zaman onlarla olmak.”