Antika dikiş makinesi kariyerine ışık oldu

Haber Tarihi: 23.10.2015
İstanbul Ticaret Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’nden bu yıl mezun olan Melis Öztuncer, okul bitirme projesi olan tasarımlarıyla MESİAD Yarışması’nda ikinci oldu ve kariyeri için çok önemli bir fırsat yakaladı. Bugünkü başarısının temelleri ise ikibinli yılların başında, yani çocukluğunda atıldı. Babaannesi ile birlikte eski dikiş makinasının başına geçip, oyuncak bebekleri için diktiği elbiseler, moda tasarımına ilgi duymasını sağladı.

Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) tarafından üniversitelerin moda ve tekstil bölümlerinde okuyan ya da yeni mezun öğrencilere yönelik düzenlenen Merter Moda 2015 Tasarım Yarışması’nda ödül kazanan genç moda tasarımcılarından biri de İstanbul Ticaret Üniversitesi mezunu Melis Öztuncer oldu. Yarışmada ikincilik derecesi elde eden Melis, 10 bin liralık maddi ödülün yanı sıra, mezun olur olmaz hazır giyim sektöründe adını duyurma imkânı da buldu.

Oyuncaklarına elbise dikerek başladı

Yarışmaya katılan 80 kişi arasından sıyrılarak, tasarımlarıyla ikinciliği elde ede Melis’in başarı hikâyesi, babaannesinin antika sayılacak kadar eski dikiş makinasına dayanıyor.

18 Ocak 1992 yılında bankacı bir anne ve yine bankacı bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Melis Öztuncer, moda tasarımcısı olmasına kadar giden süreci şu sözlerle anlatıyor:

“Ailemde beni sanata yönlendirebilecek kimse yoktu. Sonuçta annem de babam da bankacıydı. Dikiş makinasını ilk defa babaannemin evinde görmüştüm. Henüz okula bile başlamamıştım. Babaannemlere her gittiğimde; onunla birlikte oyuncak bebeklerim için kumaşları kesip, güzel elbiseler dikerdik. Bugün kazandığım ödülün temelinde babaannem ve onun dikiş makinası var. Kariyerimi babaannem şekillendirdi diyebilirim.”


Defterlerin arkasına kıyafetler çizdi

O dikiş makinesinin başında babaannesiyle birlikte oyuncak bebeklerine diktiği elbiseler, ilkokula başladığında defterlerin arkasına çizilen tasarımlara dönüşmeye başlar. Melis o günleri anlatırken ailesinin verdiği desteğe de özellikle vurgu yapıyor:

“İlkokula başladığımda özellikle sayısal derslerde defterlerimin arkasına sürekli kıyafetler çizmeye başladım. Sonra kendime bir sketch defteri edindim. Derslerde abartısız her gün kıyafetler çiziyordum. Bunun bir yetenek olduğunu fark etmeleri ailem için uzun sürmedi. Bu yeteneğimi daha da geliştirmek için liseden itibaren eğitimimi tekstil alanında sürdürdüm. DİSK Anadolu Tekstil ve Meslek Lisesi’nde giyim üretim teknolojisi bölümünde okudum. Ailem ilgi alanıma yönelik eğitim almam için beni hep destekledi.”
Üniversitede burslu okudu

Lise eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne yüzde 50 yetenek bursuyla giren Melis, başarılı bir öğrenci olmanın karşılığını eğitim hayatını yüzde yüz başarı bursuyla sürdürerek alır:

“İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde eğitim aldığım için gerçekten çok mutluyum. Okulum, mesleğimle bütünleşmemi ve sevmemi sağladı. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bana kattığı en önemli şey bu. Akademisyenlerimiz alanının en iyilerinden. Bu başarıyı elde etmem üniversitede aldığım eğitim sayesindedir. Hem eğitim hem de kültürel anlamda gelişmemde de akademisyenlerimiz büyük ölçüde katkı sağladı. Öğrenci-hoca ilişkisinden daha çok arkadaş; hatta anne, baba gibi yaklaşımları sayesinde projelerimizde çok daha kısa sürede verimli sonuçlar alabildik.”

Staj yaparken bir anısını da anlatmadan geçemiyor Melis:

“2013 yılı yazında Roman Hazır Giyim’de staj yaparken, Yönetim Kurulu Başkanı Turgut
Toplusoy yeteneğimi fark etmiş olmalı. Bana, ‘’Sen ileride çok başarılı bir tasarımcı olacaksın. Burayı bir mutfak gibi kullan kızım. Her şeyi öğrenmeye çalış’’ deyince çok mutlu olmuştum. Bu cümleler mesleğime daha da bağlanmama yol açtı.”

Hedefi dünya çapında bir modacı olmak

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden mezun olur olmaz katıldığı ilk moda tasarım yarışmasında ikinci olan Melis Öztuncer, Türkiye’de moda tasarımını “kullan at şeklinde” diye tanımlıyor ve görüşlerini şu cümlelere ifade ediyor:

“Dünyada moda olan şeyleri olduğu gibi kopyalıyoruz ve çok hızlı tüketiyoruz. Sadece moda diye giyinmek yerine, kendi vücut ölçülerine göre giyinmek ve bir stil sahibi olmak çok daha önemli. Kısacası modayı takip edelim ama her moda olan parçayı satın almayalım.”

Moda tasarımını “görmek ve hissetmekle başlar. Sonra moodboardlar, planlar, kumaşlar, çizimler, kalıplar, iplikler, aksesuarlar vs. gelir” sözleriyle tarif eden Melis Öztuncer’in gelecek hedefi de büyük:

“Şu an yeni mezun oldum. İlk hedefim bir an önce piyasaya atılmak ve kendimi daha fazla geliştirmek. Yurtiçi ve yurtdışı markalar ile çalışmak istiyorum. Kendimi sadece Türkiye’de değil yurtdışında da bilinen ve tercih edilen bir isim haline getirebilmek için çalışacağım. Deneysel çalışmalarla ilgili projeler yapmak, bir farkındalık ortaya koyabilmek en büyük hayalim.”