Antrenör baba şampiyon yetiştirdi

Haber Tarihi: 06.10.2015
Selvanur Akkurt henüz 19 yaşında. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde hazırlık okulunu bitirdi, kazandığı bölüm olan Psikoloji’de okumaya başlayacak. Kısa süre önce kazandığı Avrupa Şampiyonluğu ile büyük gurur yaşadı. Şampiyonluğun hikâyesi çocukluğuna kadar uzanıyor.
 
Selvanur Akkurt 16 Mart 1996 yılında, antrenör bir babanın çocuğu olarak Gaziantep’te dünyaya geldi. Yürümeye başladığı günlerden itibaren spor salonu işleten babasının yanına sık sık gider oldu. Karate Milli Takım Antrenörlüğü de yapan, Karate Federasyonu Gaziantep İl Temsilcisi babası Abdülkadir Akkurt, aslında sporcu olması için onu hiç zorlamadı. Ama kendi deyimiyle; “kendini bildiği günden itibaren karate sporunu çok sevdi.”

6 yaşında başladı

Selvanur, ablası ve babası ile birlikte maçlara gide gele kendini spora iyice kaptırdı. 6 yaşına geldiğinde babasına spora başlamak istediğini söyledi. İki kız kardeş böylece babalarıyla karate çalışmaya başladılar.

“Babayla çalışmak çok daha rahat” diye anıyor o günleri Selvanur:

“Nasıl çalışmam gerektiğini biliyordu sonuçta her anımız birlikte geçiyordu. Babamla aramızda asla anlaşmazlık olmadı. Başarımın temelinde babamın beni iyi tanıması ve ona göre antrenman yaptırması var.”

İlk birincilik 8 yaşında geldi

Yaşı henüz 8’ken ilk şampiyonluğu kazandı. Gaziantep İl Şampiyonası’nda kürsünün en üst basamağına çıktı. Sonrasında başarılar birbirini kovaladı. Dört Türkiye Şampiyonluğu elde etti. Liseler Türkiye Şampiyonaları’nda üç altın madalya kazandı. Balkan Çocuklar, Ümitler ve -21 Karate Şampiyonası’nda 48 kilo kumite dalında 2013 yılında kazandığı altın madalya ilk uluslararası başarısı oldu. Madalya sayısını sorduğumda tebessümle, “O kadar çok ki, sayısını hatırlamıyorum” diyor.

7 yılda 20 altın madalya

Ama biz söyleyelim, ulusal düzeyde 8 şampiyonluğu var. Yüksek öğrenimini spora büyük destek veren İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde yapmaya karar verdi. Ve daha hazırlık okulundayken, Türkiye Üniversiteler Karate Şampiyonası’nda 50 kiloda, kürsünün en üst basamağında Selvanur vardı. Balkan Şampiyonluğu’nu da katarsak 2015 Temmuz ayına kadar altın madalya sayısı dokuzdu. Gümüş ve bronzları da eklediğimizde 2008-2015 yılları arasında toplam 20 madalya aldı. Bunların ikisi, yaşı küçük olmasına rağmen büyükler kategorisinde elde ettiği başarıların karşılığı olan madalyalar. Ve katıldığı ilk Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya sayısını 10’a, toplam madalya sayısını da 22’e yükseltti Selvanur Akkurt. Takım yarışmasında bir de gümüş madalya elde etti.

Üniversiteler Avrupa şampiyonu oldu

Selvanur, Temmuz 2015’te Karadağ’ın Zabljak kentinde yapılan 7. Avrupa Üniversiteler Karate Şampiyonası’nda İstanbul Ticaret Üniversitesi’ni temsi eden sporculardan birisi oldu. Kumite 50 kiloda tüm rakiplerini yenmeyi başlardı ve altın madalyanın sahibi oldu. Aynı şampiyonada takım yarışmalarında, takımıyla ikinciliğe ulaşmayı başardı ve bir de gümüş madalya taktı boynuna. Bu başarılar, Avrupa düzeyinde elde ettiği ilk başarılar oldu.

Avrupa Şampiyonluğunu şu sözlerle anlatıyor Selvanur:

“Avrupa şampiyonasına okulun çok büyük maddi ve manevi desteğiyle gittik. Motivasyonumuz çok yüksekti. Spor Müdürlüğü ve okul yönetiminin gücünü de yanımızda hissettim. Maçlara da yansıdı bu. Ve güzel sonuçlar geldi.”

Hedef dünya şampiyonluğu

Selvanur Akkurt, çalışmaktan asla yılmayan biri. Hedefleri büyük. Gözünü Dünya şampiyonluklarına dikmiş durumda. “Ama her şey sırasıyla” diyor ve ekliyor:

“Şimdi önümde Türkiye 21 Yaş Altı Şampiyonası var. Bunun için haftada 6 gün, günde 2 saat çalışıyorum. Spor, okulumu hiç etkilemedi. Daha fazla çalıştım. Ve hazırlık başarıyla bitti. Maçlara gitmeme rağmen… Dolayısıyla ikisi bir arada yürüyebiliyor. Üniversitedeyken hem üniversitelerarası Avrupa ve Dünya şampiyonlukları hem de milli takım adına Avrupa ve Dünya şampiyonlukları kazanmak istiyorum.”

Spor Psikoloğu olacak

Selvanur Akkurt, sporun yanı sıra akademik kariyer de yapmak istiyor. Alanını da belirlemiş: Spor Psikolojisi. Neden bu alana yönelmek istediğini ise şöyle anlatıyor:

“Ülkemizde spor psikolojisi alanında bir açık var. Daha da başarılı sonuçlar elde etmek istiyorsak bu açığın kapanması gerek. O açığı kapatacaklardan biri de ben olacağım. İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne çok isteyerek geldim. Milli sporcu bursu ile okuyorum. Ve öğrencilerine çok iyi davranan çok iyi bir okulda okuyorum. Akademisyenlerimiz de Türkiye’nin en iyileri. Dolayısıyla İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde olmaktan çok mutluyum.”