İki Erasmus öğrencisinin gözünden İstanbul

Haber Tarihi: 09.04.2015
Kata Szabo ile Marco Aparicio. Biri Macaristan’dan diğeri İspanya’dan İstanbul’a gelen Erasmus öğrencileri. İkisi de İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde okuyor. Ve işte onların
gözünde İstanbul ve İstanbul Ticaret Üniversitesi…
 
“Dünya’nın doğu tarafına hiç gitmedim. Bulgaristan ve Rusya da doğuda ama onları değil Türkiye’yi tercih ettim. Açıkçası kendi kapasitemi zorlamak ve neler yapabileceğimi görmek istedim. Türkiye’de yaşayanların dost canlısı olduğunu duymuştum.” Böyle açıklıyor İstanbul’a gelmeye karar verme sürecini Macaristanlı Kata Szabo ve ekliyor:

“Ailem açıkçası bana engel olmaya çalıştı. Türkiye’de sarışın bir genç kızın zorluklarla karşılaşacağını söylediler. Ama böyle bir durumla karşılaşmadım. İstanbul’a ilk geldiğimde kafamda soru işaretleri oluşmadı diyemem. Ama bir Türk kızla tanıştım; arkadaş olduk. Beni evine davet etti; ailesi bana çok sıcak davrandı. Benim inanışıma saygı gösterdiklerini fark ettim. Bana sahip çıktıklarını hissettim. Bu durum tüm endişelerimi ortadan kaldırdı.”

İspanyol Marco Aparicio ise Erasmus kararını verirken önce kuzeyi düşünmüş. Finlandiya veya Almanya diye aklından geçirirken, “Zaten Avrupa’yı biliyorum” diyerek Türkiye’de karar kılmış. “Bilgim yoktu Türkiye’yle ilgili. Sadece bir Müslüman ülke olarak biliyordum” diyor ve devam ediyor:

“Geldim ve gördüm ki her şey İspanya ile aynı. Kültürler çok benzer. Sanki Müslüman bir İspanya’daymışım gibi.”


Ve sözü tekrar, konuşmayı Marco’ya göre daha çok seven Kata alıyor:

“Erasmus başvurumda aslında İstanbul Ticaret Üniversitesi çıkınca bana yeni yıl hediyesi gibi oldu. Fakat Türkiye’yle ilgili söyleyeceğim hoşuma gitmeyen bir şey var. Bürokrasi… Bürokrasi insanı zorluyor burada.”

Marco giriyor tekrar söze: “Hayat sokakta çok hızlı akıyor. Ama sokaklar dışında ise çok sakin geliyor. Bir de havalar kötü gitti. İstanbul’u keşfedemedik daha. Yani genel tarihi yerleri gezebildim. Sultanahmet, Eminönü, Taksim. Taksim pek de çekici gelmedi bana.”


Kata, Marco konuşurken başıyla onaylar işareti yapıyor: “Eminönü çok güzel bir bölge. Bunu söylemeliyim, çok beğendim çünkü. Kadıköy de güzel.’’ Ve soruyor: ‘’Havalar ne zaman düzelir?”

Sonra da devam ediyor Kata:

“Biliyor musunuz İstanbul Ticaret Üniversitesi’ni çok sevdim. Hocalar çok arkadaşça yaklaşıyor. Öğrenciler de dostça davranıyor. Sistemi de çok sevdim. Macaristan'da öğle arası vermeden ders yapardık, burada yemek arası var, çay molası var. Ve şu vizeler dönemi sürprizleri. Öğrencilere çikolata dağıtılması. Bu çok ama çok hoşuma gitti. Bir anda biri, siz tam sınava başlayacakken çikolata uzatıyor. Tüm stresiniz gidiyor.”

Marco da “Aynen katılıyorum” diyor ve ekliyor: “Binadan da söz etmek gerekiyor. Çok modern bir bina. Her şeyin bir arada olması çok güzel.”