Hiperaktif bir çocuktu; 4 yaşındayken spora başladı

Haber Tarihi: 10.03.2015
Tedavi, dünya şampiyonluğu getirdi

Bir çocuk düşünün. Ele avuca sığmıyor. Tıp doktoru olan anne ve babası çareyi spora başlatmakta buluyor. Ve o çocuk kısa sürede, Türkiye’nin göğsünü kabartan başarılara imza atıyor.

Fatih Sadullah Selman. Milli karateci. Kata dalında Gençler Dünya Şampiyonu. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde hukuk okuyor.


Dünya şampiyonluğuna uzanan hikâyesi henüz 4 yaşındayken başlıyor. Hiperaktivite nedeniyle, ikisi de tıp doktoru olan anne ve babası spor yapmasının faydalı olacağına karar veriyor. Önce jimnastik yaparak başlıyor spora, bunu yüzme, tenis, basketbol takip ediyor. Sonra karateyi de ekliyor bu dallara. Bir süre hepsini aynı dönemde yapıyor.

O kadar spora rağmen hala yaramazlık yapmaya da enerji bulunca karate hocası isyan ediyor. Annesinden Fatih’i artık salona getirmemesini istiyor. Hocaya hediyeler de alınsa nafile, salonun sporcuları arasından çıkartılıyor Fatih. (Bu arada küçük bir not düşelim: o gün onca hediyeye rağmen Fatih’i salonunda istemeyen hocası, şimdi ona hediyeler alıyor.) 

Ailesi karateye devam edebilsin diye özel antrenör tutmak zorunda kalıyor, evin alt katı karate salonuna dönüştürülüyor.

Sekiz yaşında Türkiye üçüncüsü

Ve ilk başarı henüz 8 yaşındayken geliyor. Küçükler Türkiye üçüncülüğü geleceğinin parlak olacağının ilk işaretini de veriyor aslında. 10 yaşındayken Türkiye Şampiyonu oluyor. Şampiyonluğu farkla kazandığı için büyüklerle antrenmanlara çıkmasına karar veriliyor ve 18 yaşındakilerle çalışmaya başlıyor. Yaşı küçük olduğu için gittiği turnuvalarda ya hocalarıyla ya da karateci ablalarıyla kalıyor.

Başarılar birbirini kovalıyor

2012’de Rusya’daki Avrupa Şampiyonası’nda ümit gençlerde Avrupa ikinciliğine uzanıyor. Bu derece, dünya şampiyonluğuna giden yolu da açmış oluyor.

Ve 7 Kasım 2013’te İspanya’da, karate-katada dünya şampiyonu oluyor. Bu şampiyonluk onun için çok anlamlı çünkü bir önceki şampiyonada takımıza üstünlük kurup şampiyon olunca hakarete varan sevinç hareketleri yapan İspanyol sporcular mağlup edilerek alınıyor. O hakaretlerin hesabı İspanyollardan, üstelik de kendi evlerinde, İspanya’da soruluyor.

Hukuk okuyor

Fatih Sadullah Selman’ın başarı hikâyesi şimdi İstanbul Ticaret Üniversitesi çatısı altında devam ediyor:

“Ailem spora önem veriyor ama eğitim birinci planda. Üniversite okumam, ailemin en önemli şartıydı. Bizim ailede herkes üniversite okudu. Ailemizde 16 tıp doktoru var. Benin de tıp okumamı istediler ama ben hukuk tercih ettim. Spor ve tıp eğitimi bir arada çok zor olacaktı. Hukuk olunca da ailem karşı çıkmadı.”

Fatih, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tercih nedenini de şöyle açıklıyor:

“Sporda başarı nedeniyle pek çok üniversite beni davet etti. İstanbul Ticaret Üniversitesi’ni  tercih ettim çünkü kriterlerime uygun bir üniversite. Bir kere aynı kulübüm İstanbul’da, okulum da öyle. Akademik kadrosu çok zengin, hocalarımızın hepsi tanınmış hukukçular. Ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin sporda da farkını ortaya koymak istediğini hissettim.”

Görüşleri okula başladıktan sonra daha da netleşiyor:


“Sıkı arkadaşlık bağları buldum. İstanbul Ticaret Odası gibi güçlü bir kurumun gücünü, üniversitenin arkasında hissediyoruz. Sporculara sağlayacağı olanakların da güçlü olacağına inancım pekişti.”

Spordaki hedeflerinden de vazgeçmiş değil Fatih:

‘”Kanımda var. 30-35 yaşına kadar aktif spor hayatını sürdürürüm.  Sayı vermek doğru değil belki ama üniversitem adına 2 Avrupa, 2 Dünya şampiyonluğu kazanırım.‘